Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda ekim ayında ticari gemilere yönelik 28 doğrulanmış veya bildirilmiş saldırı kaydedildi. Washington Institute for Near East Policy bünyesindeki deniz güvenliği takibine göre bu, 2017'den bu yana görülen en yüksek aylık seviye oldu. 27 Ekim Salı günü yayımlanan piyasa değerlendirmeleri ise boğazdaki gemi trafiğinin olağan seviyenin yaklaşık yüzde 60'ına gerilediğini gösterdi.
Bu oran, trafiğin normal düzeyin yaklaşık yüzde 40 altında seyrettiğine işaret ediyor. Aynı dönemde Körfez ülkelerinin ham petrol ihracatında üst üste dört haftadır düşüş görüldüğü de değerlendirildi. Ancak boğazdan geçen gemi sayısı ile Körfez'in toplam petrol ihracatı aynı gösterge değil; sevkiyatların bir bölümü alternatif boru hatları, farklı limanlar ve gemiden gemiye aktarma yöntemleriyle yönlendirilebiliyor.
Güvenlik tablosunun etkisi yalnızca geçiş sayılarıyla sınırlı değil. Uluslararası Denizcilik Örgütü kayıtları ile gemi takip verilerinin karşılaştırılmasına göre çatışmaların başlangıcından bu yana 30'dan fazla çok büyük ham petrol tankeri hasar gördü; bunların 11'i yalnızca ekim ayında saldırılardan etkilendi. Kaynak metindeki verilere göre bu sayı, dünya genelinde 900'ü aşkın süpertanker filosunun yaklaşık yüzde 3,5'ine karşılık geliyor.
Verilerde yöntem farkı da bulunuyor. Bazı gemiler güvenlik gerekçesiyle otomatik konum bildirim sistemlerini kapatırken, bazı taşımacılık şirketleri alternatif sevkiyat düzenlemelerine yöneliyor. Bu nedenle tek bir trafik göstergesi, boğazdan fiilen geçen bütün gemileri eksiksiz yansıtmayabiliyor.
BAE ile çalışan veya BAE üzerinden ithalat-ihracat planlayan şirketler açısından bu gelişme, teslim süreleri, navlun planlaması ve sigorta maliyetlerinde ek belirsizlik anlamına geliyor. Ticaretin tamamen durduğunu gösteren bir veri bulunmasa da, Hürmüz'deki güvenlik riski Körfez'e uzanan tedarik zincirlerinde operasyonel baskının sürdüğüne işaret ediyor.



