Dubai ve genel olarak BAE’de 2026 için gündeme gelen vize değişiklikleri, ICP öncülüğünde giriş izinleri ve ikamet kurallarında kapsamlı bir güncelleme çerçevesi olarak sunuluyor. Kaynaktaki metne göre yeni düzenlemeler; amaca göre kurgulanmış ziyaret vizeleri, belirli uyruklar için genişletilmiş visa-on-arrival kapsamı, sponsorlar için kademeli gelir şartları, ülke içinden statü değişikliği ve uzun dönem ikamet için yeni uygunluk başlıklarını içeriyor. Ancak bu başlıkların tamamının resmi olarak yürürlükte olup olmadığı, ilgili ICP veya GDRFA duyurularıyla ayrıca doğrulanmaya muhtaç görünüyor.
Metinde açıkça belirtilen noktalardan biri, birçok turist ve ziyaret vizesinin BAE dışına çıkmadan ICP veya GDRFA kanalları üzerinden uzatılabilmesi. Bunun için başvurunun mevcut vize süresi dolmadan yapılması, gerekli ücret ve belgelerin sunulması gerekiyor. Çalışma statüsüne geçişte ise önce BAE’de kayıtlı bir işverenden resmi teklif alınması, ardından MoHRE üzerinden çalışma izni ve ICP veya GDRFA üzerinden Change Status sürecinin yürütülmesi gerektiği ifade ediliyor.
Uzun süreli ikamet tarafında, yeni uygunluk kategorileri arasında insani yardım ve bağış katkısı sunan kişiler, ICP tarafından tanınan programlarla desteklenen içerik üreticileri ve yaratıcı profesyoneller, uzun yıllar görev yapan hemşireler, deneyimli eğitimciler ile oyun, e-spor ve denizcilik alanlarındaki uzmanlar sayılıyor. Ayrıca Blue Visa, çevre veya sürdürülebilirlik alanında istisnai katkı sunan kişiler için 10 yıllık ikamet olarak tanımlanıyor. Bu başlıkta, BAE dışında bulunan onaylı adaylara 180 günlük çok girişli izin verildiği ve bu sürede işlemler tamamlanarak uzun dönem ikamete geçilebildiği belirtiliyor.
Metin ayrıca Green Visa ve Golden Visa tarafında daha geniş uygunluk alanları ve daha uzun geçiş süreleri olduğunu öne sürüyor. Green Visa için iptal veya sona erme sonrası ek sürenin 30 günden 180 güne çıktığı, işten ayrılma sonrası sürenin ise 60 günden 90 güne yükseldiği aktarılıyor. Golden Visa’da ise yalnızca 2.000.000 AED tutarında gayrimenkul sahipliğinin tek yol olmadığı, lisanslı serbest bölge şirketlerindeki pay sahipliğinin de başvuru zeminlerinden biri haline geldiği ifade ediliyor.
Türkiye’den BAE’de şirket kuruluşu veya ikamet planlaması yapan işletmeler açısından bu başlıklar, ancak resmi metinlerle teyit edildiğinde operasyonel anlam taşır. Özellikle serbest bölge lisansı, kurucu vizesi, çalışan geçişi ve sponsorlu ikamet planlamasında hangi değişikliğin taslak, hangi değişikliğin yürürlükte olduğunun ayrıştırılması, maliyet ve takvim hesabından daha kritik görünüyor.



