BAE’de vasiyet olmadan ölüm halinde miras, mahkemenin uyguladığı varsayılan intikal kurallarına göre dağıtılıyor. Müslümanlar için Şeriat’a dayalı sabit paylar uygulanırken, gayrimüslim yabancılar bakımından kişinin kendi ülke hukuku veya Federal Decree-Law No. 41 of 2022 on Civil Personal Status for Non-Muslims kapsamındaki medeni statü kuralları devreye girebiliyor. Bu içerik, şirket kuruluşu ya da lisans yükümlülüklerinde yeni bir düzenleme getirmiyor; ancak BAE’de yaşayan şirket sahipleri için miras ve varlık planlaması açısından dolaylı önem taşıyor.
Kaynak metne göre, bir kişinin ölümü sonrasında banka hesapları genellikle mahkeme miras kararını verene kadar kısıtlanıyor veya donduruluyor. Bu süreç aylar sürebiliyor ve bazı durumlarda ortak hesaplar da etkilenebiliyor. Bu nedenle kira, okul ücreti ve fatura gibi düzenli ödemelerde geçici erişim sorunu yaşanabileceği belirtiliyor.
Gayrimüslim yabancılar için kayıtlı bir vasiyetname, mal varlığının nasıl devredileceğini belirleme imkânı sağlıyor. Ancak özel olarak hazırlanmış, resmi makamlarca kayıt altına alınmamış bir belge ailenin haklarını korumaya yetmeyebiliyor. Metinde, Dubai’de gayrimüslim vasiyetnameleri için amaca özel bir Dubai Courts kanalı bulunduğu, Abu Dhabi’de ise sürecin kendi yargı birimi üzerinden yürüdüğü ve bu nedenle emirliklere göre adımların değiştiği ifade ediliyor.
Konu şirket ortaklıkları bakımından da sonuç doğurabiliyor. Serbest bölge şirketlerindeki paylar mirasın bir parçası sayılıyor ve devrin usulüne uygun kanallardan yapılması gerekiyor. Miras işlemleri sürerken operasyonlar, banka erişimi ve lisans yenilemeleri aksayabildiği için, kaynak metin kayıtlı bir vasiyetname ile shareholders’ agreement kombinasyonunun tıkanma riskini azaltabileceğini aktarıyor.
Küçük çocuklar bakımından da mahkemenin rolü belirleyici olabiliyor. Metne göre, baba öldüğünde vasiyetname yoksa mahkeme bir vasi atayabiliyor ve bu kişi ailenin tercih edeceği kişi olmayabiliyor. Bu çerçevede, BAE’de yaşayan şirket sahipleri açısından mesele yalnızca aile hukuku değil; banka erişimi, hisselerin devri ve şirketin kesintisiz devamı bakımından da operasyonel bir planlama başlığı niteliği taşıyor.



